CategoryGenel

Kombide genleşme tankı

Kombilerde genleşme tankı bulunmakta. Bu tank ısınan suyu peteklere yollamakta ve bu şekilde basınç ile yaşanabilecek sıkıntıları önlemektedir. Ancak zaman zaman bu tankla ilgili sıkıntılar olabiliyor. Geçmişte Buderus marka yarı yoğuşmalı kombimde yaşadığım bir sıkıntı oldu. Sürekli basınç inip çıkıyordu ve sürekli su takviyesi yapmak zorunda kalıyordum. Bir süre sonra servisi çağırdım. Bu arada kombimdeki bakım işlemleri kendim yapıyordum yani yıllarca bir servis çağırmışlığım yoktu. Filtre temizliği genel temizlik kısmı basit olduğu için bir sıkıntı yaşamamıştım. Bu defa durum öyle olmadı. Servise gelen arkadaş genleşme tankına hava basmaya çalıştı, membran yapıştığı için hava basamadığını söyledi (??) Ne denli gerçek bilememiştim ancak elimden birşey gelmediği için yeni genleşme tankını taktırdım. Bu durum biraz canımı sıktı biraz araştırdım. Genleşme tankının yapısını öğrendikten sonra elimde bulunan araçlarda kullanılan Michelin markalı hava basma ürünü ile ürün ile bunu kendimin yapabileceğini farkettim. Sonraki yıllarda bir sıkıntı olmadı ancak geçenlerde yine basınç inip çıktığında videoya kaydederek paylaşmak istedim. Kullanılan malzemeler:

12V adaptör,Michelin markalı hava basma cihazı, hortum

Merrel, Colombia, LOWA

Goretex Trekking Ayakkabıları

Eskiden sadece bu sporla uğraşanların bildiği bu tip ayakkabılar internetle  ve insanların kalitesini inanması ile birlikte birçok kişi tarafından tercih edilir oldu. Yıllar önce ciddi bir paraya almış olduğum gezi ayakkabısını 10 yıl boyunca ayağımdan çıkarmadığım zaman bir daha vazgeçemeyeceğimi anlamıştım. Rahatlığı ve sağlamlığı ile başka bir ayakkabı giyemez olmuştum. LOWA marka trekking ayakkabısı o zamanlar Ankara’da sadece bir yerde satılmaktaydı ve ciddi para ödemek zorunda kalıyorduk. Bir süre sonra birçok çeşit gelmeye başladı. İnsanlar da farklı modellere alıştılar. LOWA botlarım vardı ama bahar aylarında daha hafifif bir ayakkabı aradım LOWA bulamayınca başka marka bir ayakkabı aldım. Colombia markasını tercih ettim.  Ancak Ankara için biraz hafif gelince de   baharda giydiğim ayakkabı yerine bu defa da Merrell markasını tercih ettim. Genellikle Goretex olanları tercih ediyorum. Merrell oldukça rahat bir ayakkabı.

Geçenlerde güzel bir Kasım ayında giydiğim Merrell markalı ayakkabının yanlardan ciddi bir şekilde açıldığını gördüm. Faturasına baktığımda 2 yılı biraz geçtiğini farkettim. Ciddi  para verip aldığım ayakkabının bu şekilde olması içime sinmedi. Biraz internete baktığımda aynı şekilde çok şikayet olduğunu ve birçok kişinin değiştirmede başarılı olmadığını öğrendim. Bu ayakkabılar daha çok hafif geziler için üretilmiş olmasına rağmen şehir koşullarında bu kadar çabuk deforme olması ve açılmaması gerekiyor. Ancak ne hikmetse hepsinde kullanıcı hatası olarak geri dönmüş. İşin kötü yanı da ne distribütör ne  de Amerika’da ki firma sorumluluk almamış.

Yine de yazışma yaparak değiştirilmesini talep ettim. Henüz bir yanıt gelmedi. Ama ne kadar çok memnuniyetsizlik varsa o kadar piyasada tutunması zor olacak.

LOWA markalı ürünleri ne yazık ki getiren yok ve bulunabilenler de ülkemizde diğer markalara göre pahalı. Ancak uzun ömürlü, sağlam ve rahat olması diğer ayakkabılara göre daha üstün olduğunu gösteriyor.

Siz siz olun Merrell Markalı ayakkabılardan uzak durun.

4 yıldır giydiğim lowa

3 yıldır giyilen Clombia

yanlardan açılan Merrell

 

Jeneratör-Güç Kaynağı

Ağır kış günlerinde eskiye göre çok az da olsa zaman zaman elektrik kesintileri olmaya başladı. Bu duruma çare bulmak için ilk etapta UPS (kesintisiz güç kaynağı-KGK) almamın mantıklı olacağını düşündüm. Biraz araştırdıktan sonra  KGK larında kombinin çalışması için bazı modellerin daha başarılı olduğunu gördüm. Özellikle tam sinüs çıkışı sağlayan birkaç model mevcut. Bunlardan Tunçmatik beyaz renkte ve 2 adet aküsü ile sadece kombiye bağlanabiliyor ve elektrik kesintisinde yaklaşık 1-2 saatlik kombi beslemesi sağlıyor. İlave akü grubu ile bu süreyi artırmak mümkün fiyatı da 2015 yılında 500 TL civarında. Bir diğer marka ise Necron ve bu markanın içinde de 4 adet 9Ah akü var ve süre 3-4 saatlik bir kombi beslemesi sağlıyor. Yine fiyatı 550-600 TL civarında.UPS Çok kesinti olmuyorsa mantıklı olabilir diye düşündüm. Ancak sadece kombi için bu kadar para vermenin mantıklı olmayacağına karar verdim. Tekrar araştırmaya başladım. Bir diğer seçenek de küçük manuel bir jeneratör olabilirdi. Piyasada çok marka vardı. Ev için 3kW-5kW arasında bir tüketim belirledim, evde kombi, aydınlatma ve buzdolabının çalıştırması yeterli olacaktır. Otomatik devreye girmesi için daha büyük bir jeneratör almam gerekiyor, ama bunun dezavantajı da gece yada evde değilsek devreye gereksiz olarak gireceği anlamına gelir.

Araştırmalarım sonucunda Aksa ve Genpower markası arasında kaldım.

İkisi de çindenAksa malzemelerle montaj yapsa da hem yerli olması hem destek ve yedek parçasının kolay bulabileceği düşüncesi ile mantıklı geldi. Fiyatları da daha makul olması gerekiyordu. Yaklaşık 3 kW lık bir jenaratör 600-700 TL civarında. Hemen hemen KGK ile aynı. Fakat jenaratörlerin kombi üzerinde kararsız olması nedeniyle biraz tereddüt yaşadım. Dokümanlarını internetten indirerek inceledim ama bununla ilgili bir bilgi bulamayınca her iki firmaya e-posta ile ayrıntılı sorularımı yönelttim. İki firma da birkaç gün sonra yanıtladılar. (Bu da beni sevindirdi) Bu durumdan sonra jeneratörü nereye koyacağımı ve bağlantısını nasıl yapmam gerektiğini araştırmaya başladım. Yer ile ilgili 2 balkon ve bir terasım mevcut ama yine de uygun yer seçimi  konusunda sıkıntı yaşadım. Çünkü uygun bulduğum yerlerden ana sigorta kutusuna  mesafe çoktu ve kabloyu geçirebileceğim yerler fazla ortalıkta duruyordu. Bir diğer sıkıntı da elektrik gittiğinde jeneratörü elle çalıştırmam ve  elektrik geldiğinde de bunu anlayıp jeneratörü kapatmam gerekiyor. Bunun için ayrıca  düzenek kurmam gerektiğini farkettim. Pako şalter ile yönlendirmeyi yapabiliyorum, ama bunun için de ayrıca sigorta kutusuna ek parçalar takmam ve bazı kısımları da kırmam gerekiyor. Tabii biraz da 50-100 TL kadar da maliyeti olacak. Kablo,şalter,alçı, sigorta..v.b.

Sonuç olarak tüm bu anlatılanları yaptım mı? Hayır henüz yapmadım. Jeneratörde karar kıldım ama hem tadilat, her elektrik gittiğinde  aç-kapa yapmak ve jenaratörün yağmur,kar, benzin uğraştırıcı kısımlarının olması   bana cazip gelmedi. KGK daha cazip kolay ve fiyat olarak mantıklı olacak ama sadece kombinin çalışması da güzel bir çözüm olmayacağı için iki seçenek de önümde hala durmakta.

Bir daha elektrik kesilirse tekrar düşüneceğim galiba.


Bir süre sonra UPS yerine çanta tipi bir jeneratör aldım. Ancak çanta tipi aldığıma pişman oldum. Çünkü ihtiyaç duyduğumda çalıştırmak mümkün olmuyor. Ayrıca ürettiği enerji miktarı da söylenenden daha az olduğu için birkaç lamba ve kombiyi çalıştırmak zor oluyor. Video yu aşağıdaki linkten izleyebilirsiniz.

 

Satış siteleri

Bu yazımızda satış sitelerin güvenilirliğini anlatacağım. Eğer internetten bir ürün alacaksanız yapmanız gereken birkaç işlem var.

1) Beğendiğiniz üründe diğer sitelerdeki ürünler arasında ciddi bir fiyat farkı olup olmadığına bakın varsa süphe uyandırmalı.
2) Siteyi internette arattığınızda olumsuz yorumlara bakmalısınız. Eğer sıkıntılı bir site ise alışveriş yapmayınız.
3) Ürünü sipariş etmeden, stoklarında olup olmadığını sorabilirsiniz.
4) Mutlaka sipariş verecekseniz sanal kart kullanın.
5) Ürünle ilgili yorumlara bakabilirsiniz ancak çok büyük siteler bile olumsuz yorumları yayınlamamaktalar. Bunları da bilin. Örnek hepsiburda.com
6) İlle büyük sitelerden alma yolu garantili olmayabilir. Küçük bazı sitelerin de çok hızlı, ucuz ve düzgün çalışabildiğini düşünerek şans verebilirsiniz.

Yukarıdaki işlemleri dikkat ederek internetten alışveriş sıkıntısız olabilir.

 

 

 

 

 

 

Tatil

Kurban bayramını evde oturarak geçirmekte, Ankara’daki puslu havaya bakarak son yıllarda yaptığım tatilleri düşünmekteyim. 2009 yılının Eylül ayında; eşimin internetten bulduğu ve yeni açılmış olan bir  butik otele gitme düşüncesi bizi hem heyecanlandırmış hem de “Acaba nasıldır? Sıkıntı yaşamayalım sonra?” diye  tereddütte bırakmıştı. Neyse ki otel bize düşüncelerimizin ve hatta beklentilerimizin çok çok ötesinde güzellikler sundu.
Rezervasyon esnasında telefonda konuştuğumuz kişi (Sonradan öğrendik ki kendisi otelin sahibi Beliz Hanım imiş..) bize karşı çok sıcak davrandı ve dolayısıyla ilk izlenimlerimiz gayet olumluydu. Eylül ortasında aracımıza atladığımız gibi önce Denizli’ye ordan da Marmaris’e doğru yola çıktık. Marmaris’in içinde bulunma fikrine asla katlanamadığım için merkeze hiç uğramadan doğruca Bozburun yarımadasına devam ettik.  Orhaniye’ye gelmeden hemen önce (Marinayı geçince) sağ tarafta balıkçı Cumhur’dan -ki burası o bölgeye her gittiğimde uğradığım bir mekandır –  balık yemek için durduk ancak kimseleri bulamayınca yanında bulunan küçük kulübeye daldık. Enfes bir gözleme ve ona eşlik eden şahane köpüklü ayran ile  karnımızı doyurduk.  Bozburun, Marmaris’e  yaklaşık 50 km uzaklıkta. Bir saat kadar süren yolculuğun ardından Bozburun’un merkezine ulaşır ulaşmaz hemen otelimize telefon ettik… Telefon ettik çünkü otele ulaşabilmek için araç yolu olmadığını daha önceden  öğrenmiştik. Bize aracımızı park edeceğimiz ve bizi alacakları yeri bildirdiler. Gittiğimizde küçük bir parkın kenarında bizi beklemekte olan Deniz Hanım’ı (otelimizin müdiresidir kendisi) sımsıcak gülümsemesiyle bize el sallarken bulduk. Evet bekleniyorduk ve bu bizim çok hoşumuza gitmişti.Yaklaşık 10 dakikalık tekne yolculuğu tüm yorgunluğumuzu aldı ve bir anda içimiz huzurla doldu. O andan itibaren otel ile ilgili kaygılarım da deniz suyuna karışıvermişti. Ne kadar iyi bir tercih yaptığımızı en başından anlamıştım.
Denizin tam yanında, sıcacık taştan inşa edilmiş bir mekan hayal edin…Ahşap şezlongların konduğu platformda mum ışıkları eşliğinde akşam yemeklerinizi yediğinizi…Gündüzleri aynı yerden denize girip, sıcak sohbetlere eşlik ettiğinizi…Kulağa hiç fena gelmiyor değil mi?

DSC02897

Otel sıcak ve tertemizdi. Otelin adı da ilginç Kariabel. Toplam 8 odası vardı ve gittiğimiz tarih itibariyle tüm odalar da doluydu. Akşam yemeğinde otel personelinin güler yüzlü ve ilgili tavırları çok hoşumuza gitmişti. İlk günden beri kendimizi o otelin müşterileri olarak değil, misafirleri olarak görmeye başladık. Sanki Bozburun’da yaşayan kuzenlerimiz varmış da atlayıp yanlarına gitmişiz gibi…
Oteldeki ikinci günümüzde otelde bulunan diğer iki aile ile birlikte  yaptığımız tekne turu oldukça hoştu. Ilk defa bir tekne yolculuğundan bu kadar keyif aldığımı hatırlıyorum. Hem çok sade hem de çok gürültüsüz bir ortamda masmavi sulara dalarak iliklerime kadar dinlediğimi hissetmiştim. Otelde konaklamakta olan tekne turuna birlikte katıldığımız   Turgut Uzer ve Kenan Özdemir aileleri ile tanışmamız, kaynaşmamız da ayrıca çok güzeldi. Sonraki akşamlar masalarımızı birleştirerek otel personeliyle birlikte yemek yememiz de akşamlarımızı daha keyifli geçirmemizi sağladı

turgutuzer2

Yemekleri tek aşçı olan (ve her zaman tek aşçı olması gerektiğine inandığım) Yunus usta hazırlamaktaydı. Menü deniz ürünleri ağırlıklıydı. Ahtopot, karides salataları, dillere destan mezeleri, en ince detayına kadar zerafetle hazırlanmış enfes ana yemekleri tek kelimeyle muhteşemdi. Ya insana kendini mideye indirdiği her lokmada suçlu hissettiren o dayanılmaz lezzetli tatlılara ne demeli?? Eh, tatil biraz da bu değil midir? Haydi kendinize itiraf edin, kim tatilde muhteşem lezzetli yemeklere hayır diyebilir ki? Herşey dahil otellerdeki bir milyon çeşidin içinde bir tek lezzetli yiyecek bile bulamamayı mı tercih edersiniz yoksa böyle bir mekanda son derece profesyonelce hazırlanmış, kaliteli, özenle seçilmiş yemekleri huzur içinde yemeyi mi?

Sonraki günlerde ise denizin tadını çıkarmak, rüzgarın sesini dinlemek, teknelerin geçişlerini izlemek dışında birşey yapmadık. Son gün şiddetli yağan yağmur ayrıca güzeldi.
Ankara’dan taşınacağımız günlerin hayalini kurarak huzur içinde geçirdiğimiz muhteşem tatil bir anda bitiverdi. Her güzel şey gibi çabucak…

Bakmak isteyenler için http://www.kariabel.com

29 Kasım 2009

© 2022 Abdullah Güney

Theme by Anders NorenUp ↑